Kayseri Haberleri – Kayseri Gündem – Kayseri Haber Ajansı

İKİ ÜLKENİN HİKAYESİ: TÜRKİYE ve FRANSA

18 Ocak 2020 - 17:00 'de eklendi ve 429 kez görüntülendi.
İKİ ÜLKENİN HİKAYESİ: TÜRKİYE ve FRANSA

Charles Dickens’in İki Şehrin Hikayesi romanı, 1789 Fransız İhtilali öncesi ve  sonrasında Fransa’da yaşananları anlatıyor.

Fransız İhtilali öncesinin anlatıldığı bölümlerde; Soyluların, halka yaptıkları acımasız işkenceleri ve adaletsizlikleri anlatıyor.

Fransız İhtilali sonrasının anlatıldığı bölümlerde  ise, yönetimi ele geçiren halkın soylulara yaptıkları acımasız işkenceleri ve adaletsizlikleri anlatıyor…

Halk, yaptıklarıyla Soylulardan intikam alıyor, adaletsizlik anlamında Soylulardan pek bir farkı olmadığını gösteriyor.

Kitabı okurken aklıma Türkiye gelince Fransa ile Türkiye’yi karşılaştırdım.

Fransa ile Türkiye’nin tarihinde benzer çok fazla nokta var.

Örneğin, mezhep savaşları benzer…

Osmanlı’daki iltizam sistemi ve aşar vergisi Fransızlarda da var.

1789 daki Fransız ihtilalinin sloganı Hürriyet, Eşitlik ve Kardeşlik sloganı,

1908 deki II.Meşrutiyette de kullanılmış.

Fransız ihtilali sonrası yaşanan terör dönemi,

Osmanlı’da meşrutiyet sonrası dönemde yaşananlara tekabül ediyor.

Fransa daki Napolyon un çıkışı,

Türkiye de Atatürk ün çıkışını andırıyor.

Napolyon un devrimleri ile Atatürk’ün devrimleri bile birbirine benziyor.

Velhasıl Osmanlı zamanından itibaren Türkiye, Fransa yı örnek almış ve yaklaşık 100 yıl geriden de olsa takip ederek benzer toplumsal olayları yaşamış.

Fakat bir süre sonra Türkiye takibi bırakmış, ayrışma başlamış.

Fransa, ileri doğru giderken, Türkiye patinaj yapmaya başlamış.

Fransa, 2,5 Trilyon dolar Gsmh si ile Türkiye’nin 3 Katı ekonomik büyüklüğe,

45 bin dolar kişi başı milli gelir ile Türkiye’nin  5 katı kişi başı milli gelire ulaşmış.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi 5 üyesinden biri…

Yani, Fransa hem ekonomik hem de siyasi olarak bizden çok önde…

Peki geçmişinde benzerlikler bulunan ülkemiz ile Fransa arasındaki fark niye açılmış?

Yakın tarihimizde Fransız İhtilali’ne benzeyen kısım sayısı artmış…

Mağdur olanın, gücü ele geçirince intikam almaya çalışmış..

Tek partili dönemden çok partili hayata geçiş dönemi,

27 Mayıs, 28 Şubat süreçleri ve sonralarında yaşananlar ile örneklerimizi arttırabiliriz.

Bizim Fransa’dan ayrıştığımız, Fransa ileri giderken, bizim patinaj yaptığımız nokta da işte tam burası…

Geçmişe takılı kalıp, rövanşist duygular içerisinde hareket edip sürekli hesaplaşma içinde olmamız…

Mağdur olanın gücü ele geçirince mağrur olma noktası…

Gücü, hiç kaybetmeyecekmiş gibi davranması…

Son 1 yıldaki tartışmaları hatırlayın:

Lozan zafer mi hezimet mi?

Latin harfleriyle bir gecede cahil mi kaldık?

Resmî Bayramlarda Cuma Hutbesinde Atatürk’ten bahsedildi mi?

Yılbaşı kutlansın mı kutlanmasın mı?

Her yıl aynı döngüler içerisinde, kimseye bir şey kazandırmayan  benzeri tartışmalar içerisinde yer aldığımızın farkında mıyız?

Enerjimizi, daha birlikte refah içinde yaşayacağımız bir Türkiye oluşturmak yerine, sonu olmayan kısır kavgalarla birbirimizi yiyerek harcadığımızı görüyor muyuz?

Fransa ise hem ülke içinde hem de uluslararası konularda  geçmişe takılı kalmamış.

Mesela Fransa’da yüzyıllarca sürem mezhep çatışması artık yok.

Ama ülkemizde, mezhepsel anlamda son 50 yıl içinde Çorum, Maraş ve Sivas olaylarını yaşamışız…

Mesela Fransa, 1945’te biten 2. Dünya Savaşında ülkesini işgal eden eden Almanya ile dost olmuşlar…

Hem de savaştan sadece 6 yıl sonra, 1951’de Almanya ile Fransa birlikte Avrupa Birliği’nin temeli olan Avrupa Kömür ve Çelik Birliği’ni kurmuş.

Ama ülkemizde, 100 yıl önce savaştığımız Yunanistan’a, 200 yıl önce savaştığımız İran’a düşman olan çok insan var…

Fransa, dün savaştığı ile bugün dost iken biz yüzyıllar öncesinin kinini tutuyoruz…

Fransa, kültür-sanat-askeri-siyasi her alanda dünyada söz sahibi iken biz, Kanuni Döneminde Fransa Kralı ile Sadrazamın denk olmasıyla övünüyoruz.

Ne kadar acınası….

Oysa, tarihi tarihçilere bırakıp, geleceğe bakarsak toplumsal barışı sağlayabiliriz.

Gerek ülke içinde birbirimizle, gerekse komşularımızla huzur içinde yaşayabiliriz..

Fransa ile aradaki farkı kapatıp , üstüne tur bindirmek için hem doğal hem de insan kaynağımız var…

Zekamız da var…

Sadece akıllı olalım, geçmişe takılmayıp, geleceğe bakalım yeter…

 

The following two tabs change content below.

Serkan Deniz Kılıçaslan

Serkan Deniz Kılıçaslan (Tümünü Gör)

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER

kayseri escort kayseri escort bul