Kayseri Haber Ajansı

Kayseri’nin Gerçek Maddî ve Manevî Mimarı

Kayseri’de tüm özel ve önemli günlerde Mevlâna’nın hocası da olan Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tırmızî türbesi ziyaret edilir. Oysa gözden kaçan ise Kayseri’nin asıl maddî ve manevî mimarı olan Melik Mehmed Gâzi’dir !!!

05 Haziran 2019 - 20:07 'de eklendi ve 114 kez görüntülendi.
Kayseri’nin Gerçek Maddî ve Manevî Mimarı

Kimdir Melik Mehmed Gâzi?

Dânişmendliler döneminde ’yi başkent yapan,günümüzde bile ’nin en büyük camisi olan yani ’i bir külliye şeklinde bina eden,Kayseri’yi o dönem yeniden imarlaştıran kişidir.

Aslında Kayseri hem bir Dânişmendli hem de bir Selçuklu şehridir.

Dânişmendliler, ismini Büyük Selçuklu Devleti kurulmadan önce bile onların hizmetinde olan Dânişmend Ali Taylu’dan alır.

Ali Taylu Selçuklular döneminde yüksek bilgi ve güzel hitabetinden dolayı Gaznelilere elçi olarak gönderilmiş,halkın eğitimi ile uğraşan çok sevilen ve sayılan bir kişidir.

Her konuda ona danışıldığı için de, “kendisine danışılan kişi” anlamında “dânişmend” denilmiştir.

O dönem adettendir hem Türk ismi hem de İslami bir isim kullanmak.

Taylu onun Türk ismidir.

(Sultan Alparslan’ın dini ismi de Muhammed idi)

Aynı şekilde “oğlu” ve beyliğin de kurcusu Dânişmendoğlu Melik Gümüştekin Ahmed Gâzi’nin ismi gibi.

Oğlu Melik Gümüştekin Ahmed Gâzi de babası gibi çok bilgili, Alplik ve Gâzilik ruhunu taşıyan büyük bir komutandır.

Malazgirt savaşında Sultan Alparslan’ın en önemli kumandanlarından da biridir.

Öyleki çarşamba günü yapılacak savaşı cuma gününe aldıran Melik Gümüştekin Ahmed Gâzi’dir.

Malazgirt savaşından sonra Sultan Alparslan komutanlarına Anadolu içlerine girmelerini ve aldıkları toprakları kendilerine ıkta olarak vereceğini söylemesi üzerin,Melik Ahmed Gâzi Kayseri,Sivas, Tokat,Malatya civarını feth ederek Dânişmendoğlu Beyliği’ni kurar.(1085)

Sultan Alparslan’ın amcazâdesi olan Kutalmışoğlu Süleyman da aynı şekilde İznik’e kadar ilerler ve o da Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurar.

Dânişmendliler ve Selçuklular o dönem büyük dayanışma içindeydiler.

Hatta karşılıklı evliliklerle bu sıhriyet bağını sürekli sağlamlaştırmışlardır;

Dânişmend Ahmed Gâzi, Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman’ın daysıdır…

Haçlı seferlerinde Selçuklular Melik Ahmed Gâzi’nin ordusunun yardımları sayesinde ancak başarıya ulaşırlar.

Dânişmed Gümüştekin Ahmed Gâzi Çorum’u feth ettiği gün yeni bir oğlu olduğu haberini alır…

Bunun için oğluna Gâzi ismini verir.

Kendisi 1104 yılında vefat eder. Kabri Tokat Niksar’dadır.

Yerine doğumu Çorum fethinde müjdelenen oğlu Emir Melik Gâzi geçer.

Emir Melik Gâzi’de kızını o dömem Selçuklu hükümdarı olan Sultan Mesud ile evlendirir.

Hatta Selçuklular arasındaki taht mücadelelerinde damadı Sultan Mesud’un başa geçmesinde çok önemli rol oynar.

Onun döneminde Malatya ele geçirilerek başkent yapılır.

Haçlılarla olan başarılı mücadelesinden dolayı Abbasi Halifesi tarafında Meliklik ünvanı verilir.

Ancak ünvanın verildiğinde oldukça hasta idi zaten birkaç gün sonra ölür.(1134).

Türbesi Kayseri Pınarbaşı Melik Gazi köyündedir.

Kayseri merkez ilçesi olan Melikgazi ismini işte bu Emir Melik Gâzi’den alır.

Yerine, Emir Melik Gâzi’nin en büyük oğlu (konumuz olan) Melik Mehmed (Muhammed) Gâzi geçer.

Melik Mehmed Gâzi,beyliğin başkentini Kayseri’ye taşır.

Şehri tamamen yeniden imar eder.

Şehrin tam ortasına Camii Kebir’i yaptırır.Cami başlangıçta külliye şeklinde yaptırılmış olmasına rağmen günümüze sadece cami kısmı tüm ihtişamı ile ancak ulaşmıştır.

Melik Mehmed Gâzi çok bilgili alim bir sultandı.

Ağzına içki koymadığını dönemin meşhur tarihçisi Süryâni Mihail vakainâmesinde detaylıca yazmıştır.

Hatta hangi dine mensub olursa olsun,herkese karşı adil davrandığını vefatı ile Müslüman,Hristiyan, Süryani tüm halkın günlerce matem tutuğunu da ilave etmiştir.

Kayseri’yi nasıl imar ettiğini yine eserinde ayrıntılı olarak ele almıştır.

Mehmed Gâzi, Camii Kebir’i tamamen kendi imkanları ile yaptırmış dahası halktan asla para toplanmayacak şeklinde de emir vermiştir.

Bu emir günümüzde, aradan yaklaşık 900 yıl geçmesine rağmen aynen yaşatılmakta…

Hala Camii Kebir’de hiç bir şekilde para toplanmamakta…

Tüm ihtiyaçları Camii Kebir esnaflarınca karşılanmaktadır.

Dânişmendliler dini ilimlere verdikleri önem kadar pozitif ilimleri de hep desteklemişlerdir.

Her taraftan Danişmend topraklarına ilim insanları akın etmiştir.Adeta o dönem Dânişmendli toprakları ilim, irfan yuvası olur.

Anadolu’da basılan ilk kitap olan ve Kayserili İbnu’l Kemâl ‘in yazdığı Keşf’ül Akabe Kayseri’de yazılıp Dânişmendoğlu Gümüştekin Ahmed Gâzi’ye sunulmuştur.

Torunu olan Melik Mehmed Gâzi de aynı ilim iklimine hep sahip çıkmış,desteklemiştir.

Ölümünden sonra kendi okuttuğu talebeleri yıllarca Camii Kebir’de ders verip, imamlık yapmışlardır.

Dânişmendliler bu yüksek bilgi ve alplik-gâzilik ruhları ile Selçuklular’ın ve Osmanlılar’ın aslında adeta mayasıdırlar!

Melik Mehmed Gâzi 6 Aralık 1142 yılında Kayseri’de vefat etmiştir.

Kabri kendi yaptırdığı Camii Kebir’in kıblesinde bulunan türbesindedir.

Allah rahmeti ile nurlandırsın.

SEYYİD BURHÂNEDDİN

Şimdi…Kayseri’nin Moğollar tarafından işgal edildiği dönemde…Yani…II.Gıyâseddin Keyhüsrev’in Moğollarla yaptığı ve kaybettiği Kösedağ Savaşı sonrası…Moğol fetret döneminde…

Yani 1277’de …Kayseri, tarihinde hiç yaşamadığı asla da yaşamayacağı bir katliama uğradığı dönemde…Kayseri’nin yakılıp yıkıldığında…Tüm Kayseri halkı ile birlikte Ahiler’in onbeş gün süre ile Kayseri Kalesi içinde direnmelerine rağmen Moğollarca hepsinin kılıçtan geçirilip onbinlerce kişi katledildiğinde;”Seyyid Burhâneddin Kayseri’dedir.”

Moğollar ona dokunmamıştır.

Hatta taltifde bile bulunmuşlardır.

Bunda Mevlâna’nın Moğollarla yaptığı işbirliği oldukça etkilidir.

Öyle ki müsadere edilen(zorla el konulan) tüm Ahî ve Bektaşî tekkeleri ve bunlara ait tüm mal varlıkları Moğollarca mevlevîlere aktarılmıştır.

(Bu el koymalar Mevlâna’nın Moğal Noyanı Abaka Han’a ricası ile gerçekleşir.)

Seyyid Burhâneddin vefat ettiğinde türbesi yine Moğollarca yaptırılır.(İlk hali)

Tarihin bu karanlık dönemindeki bu karanlık ilişkileri bir tarafa koyarsak…

Seyyid Burhâneddin’in dinî ve edebî kişiliğini eleştirmek hakkımız da değil haddimiz de.

Ancak,Türklük…Alplik…Gâzilik açısından bakacak olur isek;

“Melik Mehmed (Muhamned) Gâzi”, Kayseri’nin TEK MADDÎ VE MANEVÎ MİMARIDIR.

Bu yüzden…Bir vefa ve minnet borcu olarak…Hiç değilse bayramlarda Melik Mehmed Gâzi’nin türbesini işte bu bilinçle ve bilhassa da çocuklarınızla birlikte ziyaret etmenizi hassaten (özellikle) tavsiye ederim!!!

…………………………………………

KAYNAK : Mustafa Cingil

Kaynakça;

•DÂNİŞMENDLİLER (Prof.Dr.Muharrem Kesik)

•DANİŞMEND OĞULLARI DEVLETİ’NİN BİLİMSEL VE KÜLTÜREL MİRASI (Prof.Dr.Mikâil Bayram)

•MENÂKIBÜ’L-ARİFİN (Ahmed El Eflâkî)

•TARİHTE FÜTÜVVET VE AHİLİK (Umut Güner)

•SURYANİ PATRİK MİHAİL VAKAİNAMESİ

•URFALI MATEOS VEKAYİ-NÂMESİ ve PAPAZ GRİGOR’UN ZEYLİ


SON DAKÄ°KA HABERLERÄ°
İLGİLİ HABERLER
ankara evden eve nakliyat

kayseri escort kayseri escort bul