Kayseri Haber Ajansı

Yediklerimiz Ne Kadar Masum?

27 Şubat 2019 - 16:32 'de eklendi ve 228 kez görüntülendi.
Yediklerimiz Ne Kadar Masum?

Hemen hemen hepimiz baş ağrıları, depresyon, yorgunluk, sürekli uyku hali ve stres içinde olduğumuzdan yakınırız. Bu listeye daha pek çok şikayet eklemek mümkün. Tabloya biraz daha geniş bir perspektiften bakacak olursak yakınmaların orta ve genç kuşaktaki prevalansının daha yüksek olduğunu görürüz. Biz okuldan veya işten çıktıktan sonra hayattan bıkmış bir biçimde ‘öldüm, bittim’ nidaları atarken, büyükanne veya dedelerimizin ‘siz nasıl gençlersiniz, biz sizin yaşınızdayken..’ diye başlayan cümlelerine maruz kalırız. Peki bunun sebebini hiç düşündük mü? Onların yapıp bizim yapmadığımız şeyler nelerdir? Ya da bizim yaptığımız yanlışlar nelerdir demek daha doğru olur sanırım. Yanlış beslenme tarzımız, iş yoğunluğumuz veya farklı nedenlerden dolayı yöneldiğimiz fast-food tarzı beslenme ve paketli yiyecekler sağlığı olumsuz etkileyen sebeplerin başında gelir. Sadece yorgunluk ve stres gibi küçük rahatsızlıklar da değil günümüzde sürekli prevalansı artmakta olan obezite, diyabet ve kanserinde yediğimiz sağlıksız gıdalarla birlikte görülme sıklığı artar.

İlk önce içerisine koruyucu, renk verici, stabilizatör adı altında onlarca katkı maddesi içeren paketli gıdalar üzerinde durmak istiyorum. Her ne kadar ‘renklendirici içermez, trans yağ içermez’ gibi ibarelerle gözümüz boyanmaya çalışılsa da bunların çoğu yasal sınırın altında tutulduğu anlamına gelmektedir. Ortalama bir insan bir yılda yaklaşık kendi kilosu kadar katkı maddesine maruz kalmaktadır. Atalarımızın da dediği gibi taşı delen suyun şiddeti değil sürekliliğidir. Yani bir paketten bir şey olmaz diye sürekli olarak vücudumuza aldığımız bu zehirli maddeler hücrelerimizde birikmeye başlar ve yıllar içinde ne sonuçlar doğuracağını kimse bilemez. Son yıllarda aşırı bir biçimde artmış olan kanser prevalansının da tek nedeni olmasa bile önemli nedenlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. 

Ne yani tüm hastalıklarımızın sebebi sadece bu mu dediğinizi duyar gibiyim. Tabi ki hayır halk arasında da sürekli konuşulup tartışma konusu olan genetiği değiştirilmiş organizmaları -kısaca gdo- yuda sağlık sorunlarının başlıca sebeplerden biri olarak görebiliriz. Nedir bu gdo? Aslında dünyadaki aç insanların doyurulması, verimi yüksek ve daha dayanıklı bitkiler elde edilmesi gibi kulağa çok masum gelen bir amaçla başlatılan bir çalışmadır. Yaklaşık 23 yıl önce ilk genetiği değiştirilmiş besin olan domatesle raflarda yerini alsa da bu süre boyunca ne yazık ki açlıklar son bulmamış aksine pek çok potansiyel yan etkileri de beraberinde getirmiştir. Kısaca bir canlıda eksik olan bir genin başka bir canlıya kazandırılması şeklinde bir yöntem izlenirken bir canlıdaki alerjik olduğu bilinen bir genin başka bir canlıya aktarılmasıyla alerjik reaksiyonlara da neden olabilmektedir. Tabi ki bunun aksi de söz konusu olup insanda alerjiye yol açabilen yumurta, yer fıstığı gibi ürünlerdeki alerjik genin çıkarılması ile insanların kullanımına sunulabilmektedir. Fareler üzerinde yapılan deneylerin sonucunda gdonun toksisite, enfeksiyona yatkınlık, bağışıklık sisteminde bozukluklar gibi yan etkileri de beraberinde getirebileceği düşünülmektedir. Fakat bir ürüne kesinlikle zararlıdır damgası vurabilmemiz için uzun yıllar geçmesi gerekmektedir. Bununla birlikte hayvan deneylerindeki sınırlılıklar, bilginin tarafsızlığına dair kuşkular ve daha pek çok nedenden dolayı bu besinlerin sadece muhtemel zararlarından bahsedilebilir. Ne kadar uzak durmaya çalışsak da tükettiğimiz çoğu besinin genetiği değiştirilmiş olup soya ve mısır genetiğiyle en çok oynanmış besinlerin başında gelmektedir. İnsan tüketiminin dışında hayvan yemi olarak da kullandığımızdan dolayı balık gibi bazı canlılarda da gdo ya rastlamak mümkün. 

Her ne kadar bugün sadece gdo ve paketli gıdaların potansiyel riskleri üzerinde dursak da yediğimiz her besin vücudumuzda küçük ya da büyük bir çok değişime sebep olmaktadır. Bu yüzden etiket okumayı bir alışkanlık haline getirmeli özellikle çocuklarımızı bu riskli besinlerden mümkün olduğunca uzak tutmalıyız. Hipokratın da dediği gibi ‘Ne yersek oyuz’. Her daim sağlıklı tercihler yapmanız dileğiyle. Sağlıkla gelin..

Merve KOÇER

Etiketler :

SON DAKÄ°KA HABERLERÄ°
İLGİLİ HABERLER

kayseri escort kayseri escort bul