Kayseri Haber Ajansı

Zehirli Ekmek!

10 Nisan 2019 - 13:55 'de eklendi ve 4364 kez görüntülendi.
Zehirli Ekmek!

İyi insan olmak bir sanattır. İyi insan olmak ise , doğruluk, dürüstlük ve iyi karakter ister.

Peygamberimiz (s.a.v.) “Mü’minlerin en kâmili (olgunu) huyu / ahlâkı en güzel olanlardır.”[1] buyurmuştur. Huyu ve ahlâkı güzel olan mü’minler, nefisten gelen her derecedeki depreme dayanıklı, güzel bir bina gibidir.

Yüce Rabbimiz Kur’an’da:

Rabbimiz Allah deyip de istikamet üzere olanlar var ya, işte onlar için, korku ve üzüntü yoktur. Onlar cennet ehlidirler yaptıkları (iyi amelleri) ne karşılık cennette devamlı kalacaklardır.”[2]

Cenab-ı Hak Zilzâl, Suresinin 7. ve 8. Ayetlerinde mealen şöyle buyurmaktadır;

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.”

Hani bir söz vardır ya, hepimiz biliriz;

“Herkes kendine yakışanı yapar ve kişi layığını bulur”

Eski zamanlarda bir dilenci varmış.

Bu dilenci köy köy dolaşır, “eden bulur!” diyerek dilenirmiş.

Dilencinin hali ve söyledikleri insanların çok tuhafına gidermiş.

Bu dilenci yine günlerden bir köyde dileniyormuş.

Dilenmek için dolaşırken de durmadan aynı sözleri söylüyormuş;

-Eden bulur!…Eden bulur!….

O köyde köylüler tarafından merhametsizliği ile tanınan ihtiyar, huysuz ve de kötü kalpli bir kadın, dilencinin bu sözlerine fena hâlde öfkelenirmiş ve bir gün, kendi kendine:

-“Eden bulur da ne demek? Ben sana gösteririm şimdi.” diye söylenmiş.

Ve hemen vakit geçmeden dilenciye bir ekmek hazırlamış kapının önünde oturarak dilenciyi beklemeye başlamış.

Bir süre sonra dilenci;

-Eden bulur! Eden bulur! Diyerek ihtiyar kadının kapısına gelmiş.

İhtiyar huysuz ve kötü kalpli kadın önceden hazırladığı zehirli ekmeği dilencinin eline tutuşturmuş.

Arkasından da:

-Nasıl olsa bir daha kapıma gelemeyeceksin canın cehenneme! Diyerek içeri girmiş.

Dilenci bir süre daha köydeki diğer evlerin kapılarında dolaşmış, topladığı birkaç parça yiyeceği torbasına koyarak yeniden dilenmek üzere başka bir köye doğru gitmek üzere oradan ayrılmış.

Dilenci az gitmiş, uz gitmiş köyün yanındaki tepeyi aşınca yorulmuş, bir ağacın gölgesine oturup dinlenmeye başlamış. Çok da acıkan dilenci, ihtiyar kadının verdiği ekmeği yemeyi düşünmüş tam bu sırada, karşıdan bir delikanlının geldiğini görmüş. Halinden çok uzak bir yoldan geldiği anlaşılan genç gelmiş dilenciye selam vermiş. Çok yorgun olan genç adam da ağacın gölgesine, dilencinin yanına oturmuş

Dilenci, ona:

-Kimsin? Diye sormuş.

Delikanlı;

-Ben bir askerim, askerliğim bitti artık köyüme dönüyorum. Fakat çok acıktım, açlıktan yolda yürüyecek halim kalmadı. Onun için burada biraz dinleneyim diye oturdum yanına kusura bakma, demiş.

Dilenci, delikanlıya çok acımış, torbasından ihtiyar kadının verdiği ekmeği çıkarmış ve

– Yer misin bunu, az önce bir köyde verdiler, anlaşıldı sen benden daha açsın, diyerek ekmeği delikanlıya uzatmış.

Genç, dilenciye teşekkür edip, iştahla o ekmeği yemeye başlamış ve bir an önce köyüne gitmek üzere izin isteyerek oradan uzaklaşmış.

Yolda yürürken zehirli olduğunu bilmediği ekmeği yiyor ve evine bir an önce varmak için heyecanla içi içine sığmıyormuş. Derken köyüne, sonra evinin kapısına varmış.

Evinin kapısının önüne gelince düşüp ölmüş.

Meğer bu asker, dilenciye zehirli ekmeği veren ihtiyar kadının oğluymuş.

İhtiyar kadın, kapısının önünde cansız yatan oğlunun elindeki ekmeğin dilenciye verdiği zehirli ekmek parçası olduğunu görünce yaptığını yapacağına pişman olmuş.

İyilikde, kötülük te bir gün mutlaka insanın karşısına çıkacak.

The following two tabs change content below.
Emel Balcı

Emel Balcı

Emel Balcı

Emel Balcı (Tümünü Gör)

Etiketler :

SON DAKÄ°KA HABERLERÄ°
İLGİLİ HABERLER
ankara evden eve nakliyat

kayseri escort kayseri escort bul